Pts. Kas 23rd, 2020

Rehberlik Online

Gelecek Yolunda Rehberlik

Çocukluk Döneminde Aidiyet Duygusu

Gelecek Yolunda Rehberlik

Aidiyet insanın kendini yanında güvende hissettiği kişilerle duygusal bağ kurmasıdır. Aidiyet duygusu doğuştan gelişir. Bebek doğduğu andan itibaren ailesinin yanında kendini güvende hissederek kendini buraya ait hisseder. Başka bir yere gittiği zaman ailesinden ayrılınca kısa süreliğine de olsa kendini huzursuz hisseder. Kişi duygusal bağ kurduğu kişilerden hayatında karşılaştığı durumlar karşısında nasıl davranacağını öğrenir. Bu sebeple aile çocuklarına rol model olacaktır. Bu sebeple aile çocuklarının güçlü sağlıklı ve başarılı ahlaklı bireyler olması için bizimde öyle bireyler olmamız gerekir.

Bebekler ağlama emme gibi güdüler doğuşta vardır, ama diğer duygular sonradan etraftaki bireylerden geçer. Çocuk duygu yönetimini duygusal bağ kurmuş olduğu bireylerden edinir. Çocukta öncelikle aidiyet duygusu gelişir sonra bu duyguyla beraber diğer duygular.





 Doğuştan Gelen Duygular Nelerdir?

  • Öfke
  • Korku,
  • Üzüntü,
  • Neşe
  • Utanma,
  • Şaşırma,
  • Tiksinme gibi duygulardır. Bu duygular doğuştan vardır sonradan gelişir. Hangi duygu beslenirse o duygu gelişir. Korku içinde büyüyen çocuk korkuları olur endişeli olur. Sevilen çocuklar neşeli olur. Çocuklarınızın nasıl olmasını istiyorsanız o duygusunu besleyin. Çocuklara verdiğimiz tepkiler duygusal zekâlarının gelişimini etkiler. Çocuklarda öfke kontrolü için motivasyon dikkat dağıtmanın işe yaradığı bilinmektedir. Bu sebeple çocuğun öfkesini yenmesi için on motivasyon ve dikkat dağıtma tekniğini uygulayabiliriz.





Çocukluk Döneminde Aidiyet Duygusu

Bireyler en çok aidiyet duygusu çocukluk çağında öğrenirler. Bu çağda aileleri onlar için birincil etkendir. Aile bireyleri onun için rol modeldir. Aile bireylerinin davranışlarına göre duygusal zekâları gelişir. Çocuklara endişeli oldukları zaman onların yanında destek olalım dikkatlerini dağıtarak endişeli bir ruh halinin olmasına izin vermeyelim. Öfkede de aynı dikkat dağıtmak işe yaramaktadır. Bu yaşlarda çocuğun duygusal zekâsının gelişimi için çocukların durumları dikkatli değerlendirilmeli ve ona göre hareket edilmelidir.

Çocuklarda aileler daha çok onun zihinsel ve dil becerilerinin gelişimine dikkat eden ailelere artık çokta duygusal gelişime dikkat etmemektedirler. Çocuk başarılı olsun iyi notlar alsın ama bu çocuk mutsuz mu huzursuz mu endişelimi gibi durumlar atlanmaktadır. Fakat başarılı olabilmesi için asıl duygusal ihtiyaçlarına önem verilmedir.





Çocuk doktor olabilir fakat suç işlemekten kaçınmaz. Bu durumda bu çocuk çokta başarılı sayılmaz ya da ailesiyle iletişimi kötü mutsuz bir öğretmenin öğrencilerine çok da yararlı olacağını düşünmüyorum.   Bu sebeple aidiyet duygusu gelişen çocuk hem zihinsel hem de duygusal zekâları gelişir çocuk hem başarılı hem mutlu olur.

Aidiyet duygusu gelişmeyen çocuk kendini güvende hissetmez, endişeli olur, öfkeli olur, sürekli sorunlar çıkarır. Ağlama nöbetleri geçirir. Dolayısıyla zihinsel zekâsında gelişmez. Bu sebeple doğumdan sonraki süreçte çocuğun duygularını orantılı olarak besleyerek her yönden sağlıklı başarılı bireyler olmasını sağlayabiliriz. Çağımızdaki en çok olan psikolojik rahatsızlıkların sebebi hep çocukluk dönemindeki duygu bozukluklarından kaynaklanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir