Cts. Ağu 8th, 2020

Rehberlik Online

Gelecek Yolunda Rehberlik

Kaygı Nedir? Neden Kaygılanırız?

Gelecek Yolunda Rehberlik

Stres her zaman insan doğasında var olmuştur. Stres her zaman varlığını sürdürdü, ancak strese neden olan konular zaman ve yaşam koşullarının değişmesiyle değişti. Kaygı bizi rahatsız eden bir duygu olsa da aslında insan için birçok faydası vardır. Kaygılanmak kendini koruma mekanizmasını harekete geçirir ve insanların karşılaşabilecekleri sorunları önlemek için harekete geçmesine neden olur. Stres yaşamlarımızdan çıkarılamayan bir faktördür, ancak bazı insanların yaşamlarında olması gerekenden daha fazla yer kaplayabilir. Psikologlar bu duruma kaygı (kaygı bozukluğu) adı verilmiştir.





Kaygı Nedir?

Toplumdaki en yaygın hastalıklardan biri olan kaygı, normalde insanları aktive eden stres hissini insan yaşamında bir engel haline getirir. Anksiyete bozukluğu olan bir kişi, basit konularda bile çok endişeli ve heyecanlı olabilir, gerginliğin etkisiyle hızlı bir şekilde kızabilir ve mümkün olduğunca sosyal ortamlardan kaçınabilir.

Anksiyetenin neden olduğu fiziksel semptomlar da vardır; Kaslarda gerginlik, uyku güçlüğü, çok fazla veya çok az yemek gibi durumlar yaşayabilirler. Ek olarak, birçok anksiyete hastası panik atak ve depresyon sorunları yaşar. Anksiyete bozukluğu çevresel faktörlerin yanı sıra genetik olarak da bulaşabilir. Yoğun bir aşamada anksiyetenin gözlendiği durumlarda ilaç önerilmesine rağmen, anksiyeteyi azaltmak için spor, dengeli ve düzenli diyet, daha az kafein tüketmek, meditasyon yapmak ve bir uzmana danışmak gibi çözüm önerileri sunulmaktadır.

Dünya Genelinde Kaygının Durumu

Bazı ülkelerde depresyon ve kaygı oranı diğer ülkelere göre daha yüksektir. 2018 yılında yapılan araştırmaya göre, Yunanistan, Filipinler ve Tanzanya en stresli ülkeler listesinde ilk üç sırada yer alıyor. Ayrıca, yaklaşık 327,2 milyon insanın yaşadığı Amerika bu listede 7. sırada yer alıyor. Ve 2016 yılında yapılan bir araştırmada, Çin ilk sıradaydı. Bazı çalışmalara göre, zengin ülkelerdeki kaygı oranı yoksul ülkelerden daha yüksektir. Bence bunun önemli nedenlerinden biri büyük nüfus. Günlük yaşamda yaşadığımız endişelerin birçoğu çevremizi ve yaşamımızı etkileyen kişilerden kaynaklanmaktadır. Örneğin patronlar, arkadaşlar ve anne, baba gibi. Metroda veya otobüste bile, kuyrukta beklerken bile insanlar kalabalıktan sıkılabilir. Kalabalık, trafik ve iş bulmada zorluk gibi sorunlara da neden olabilir.

Okul Stresi Kaygıyı Tetikliyor!

Ayrıca, bir ülkede okuyabilen çok sayıda insan, bu ülkenin stres oranını artıran bir faktör olabilir. Dünya çapında yapılan araştırmalar düşünüldüğünde, okul stresi kaygı ve depresyonu tetikleyen faktörlerden biridir. Ayrıca, okulu bitirdikten sonra insanların kaygısı bir iş bulmaya ve hayalleri gibi yaşamaya başlar. Bir iş bulduktan sonra, insan kaygısını sürdürebilecek birçok faktör hala devam etmektedir. Örneğin, fatura ödemek, kovulmak, iyi bir kariyer çabası, ev işi ve diğer sorumluluklar kaygıyı artırabilir. Bütün bunları bir yük olarak taşıyan insanların sayısı bir ülkede yüksekse, kaygıya dayalı psikolojik hastalıkların oranı oldukça yüksek olacaktır. Sonuç olarak, stres hayatımızın bir parçası olsa da kurduğumuz bu toplumda hayatta kalma çabasıyla bir hastalık haline gelebilir.





Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir