Çar. Nis 14th, 2021

Rehberlik Online

Gelecek Yolunda Rehberlik

Gelecek Yolunda Rehberlik

Öyküsel terapi bir diğer adıyla naratif terapi, 1980’li yıllarda postmodernist temellere dayanan sosyal yapılandırmacı yaklaşımının uygulama şekli olarak ortaya çıkan bir terapidir. Öyküsel terapi, Michael White ve David Epston‘un çalışmaları sonucunda şekillenen “öyküsel metafor” kavramıyla ilk başta aile terapisi içinde geliştirilmiştir. Daha sonra birey, grup, aile terapilerinde kullanım alanı olarak yerini almıştır.

Bir insanın hayatı, hem o insanın kendi oluşturduğu öyküler hem de kültürün, içinde yaşanılan toplumun, zamanın ve diğer insanların oluşturduğu öykülerle şekillenmektedir. Bireyler bir durum ya da olayı nasıl anlamlandırdığı ve nasıl yorumladığı sonucunda kendi yaşam öykülerini oluşturmaktadır. Bireyler hem kendi kişiliklerini hem de sosyal bağlarını anlamlandırmak ve güçlendirmek için oluşturdukları öykülerin içinde kendi benliklerini ortaya çıkarmaktadır. Bu açıdan bakıldığında aslında insan dediğimiz varlık bir anlam yapıcıdır.

            Öyküsel Terapi ’nin amacı, bireyin hayatındaki diğer bütün hikâyeleri bastırmış ve tek bir öykü haline gelmiş baskın problem öyküsünün yerine, kişinin alternatifler üreterek var olan öyküyü ya da öyküleri zenginleştirerek yeniden oluşturmasını ya da tamamen yeni öyküler oluşturmasını destekleyerek yardımcı olmaktır.

Öyküsel Terapinin Genel Özelliklerini Sıralayacak Olursak:

  • Öyküsel Terapi, bireyleri kendi hayatlarının bilirkişisi olarak kabul etmektedir. Saygılı ve suçlayıcı olmayan hoşgörülü bir danışma ortamı oluşturmaktadır.
  • Problemi, bireyden ayırmaktadır ve bireylerin, problemin yaşamları üzerindeki etkisini azaltmayı sağlayacak pek çok beceri, yetenek, inanç, değer, yeterlilik ve özveriye sahip olduklarını düşünmektedir.
  • Biricik ve tek bir yöntem ya da teknik yoktur. Her danışan ve öyküsü için çok sayıda yöntem ya da teknik bulunmaktadır.
  • Terapi ortamında danışan hangi yönde gidileceği ile ilgili büyük bir role sahiptir.

PSİKOLOJİK DANIŞMANIN İŞLEVİ ve ROLÜ

Öyküsel Terapi’de psikolojik danışman işbirliğine dayalı ilerleyen bir rehber niteliğindedir. Danışanlar ise hayatlarının uzmanlarıdır. Semler ve Williams’a (2000) göre psikolojik danışman “meraklı bir öğrenci gibidir”, danışan ise psikolojik danışmandan daha fazla deneyimi olan “kıdemli bir partner ”dir. Danışmanlar danışanın güçlü taraflarını keşfederek onları cesaretlendirmeye ve saygı duymaya önem verirler.

            Öyküsel Terapi’de psikolojik danışmanın asıl görevi danışana öyküsünü yeniden yapılandırması için gerekli yardımı sağlamaktır. Psikolojik danışman danışanla ilişkisini onu tanımaya dair bir merak üzerine kurar ve hem problemlerin danışan üzerindeki etkisini hem de bu etkiyi en aza indirmek için ne gibi şeyler yapabileceklerini bulmak için danışanlarla iş birliği içerisinde çalışır.

  • Bu süreçte danışman, danışana teşhis koymaktan uzak durur; danışanların katılımı arttırmak için bol bol sorular sorar. Aynı zamanda geleneksel yaklaşımlardan farklı olarak Öyküsel Terapi’de danışmanın danışanı içten bir şekilde ve bağlılıkla dinlemesi gereklidir.
  • Psikolojik danışman danışanı problemi tanımlamak veya çözümler bulmak amacıyla dinlemez; danışanın getirdiği öyküyü daha iyi anlamak için dinler ve danışanın problemlerini bu amaç çerçevesinde şekillendirir.
  • Psikolojik danışmanın rolü her bir öykünün duyulabilmesi için ortamda gerekli koşulları yaratabilmektir. Aynı zamanda danışanın öyküsünü dikkatle dinledikten sonra danışanın güçlü taraflarını gün yüzüne çıkartarak baskın olan öyküyü yeniden yapılandırmasına yardımcı olur.

PSİKOLOJİK DANIŞMA AŞAMALARI

1.İş Birliğine Dayalı Yaklaşım: Danışma sürecinin ilk basamağını danışan ve danışman arasındaki işbirlikçi bir yaklaşımın benimsenmesi oluşturur. Şefkat, ilgi, saygı çerçevesinde bir merak, açık ve yalınlık ve empati psikolojik danışma ilişkisi için son derece gereklidir. Danışman sergilediği işbirlikçi yaklaşım ile danışanı sorunları ile çevrelenmiş öyküsünü anlatması için cesaret verir, danışanın anlattıklarına odaklanır ve geniş bir bakış açısıyla danışanı dinlemeye özen gösterir.

2.Sorunun Dışsallaştırılması: Bu aşamada danışanın kendisini problemlerinden tamamen ayrı olarak görmesine ve düşünmesine yardım edilir. Öyküsel terapide danışan “problemli bir birey” olarak değil “problemle ilişkisi olan bir birey” olarak değerlendirmeye alınır. O yüzden problemiyle özdeşleşmiş bireyin sorunundan ayrılmasına ve danışanın problemini benliğinin bir parçası olarak değil de yalnızca bir sorun olarak görebilmesine yardımcı olunur.

3.Yeni Öyküye Odaklanma: Bu aşamada danışanın problemi yaşamadığı veya problemle başa çıkıldığı zamanların belirlenmesi amaçlanır. “Bana bu problemi hiç yaşamadığın ya da en az yaşadığın bir andan bahseder misin?” sorusuyla, danışanın sorununu farklı bir açıdan ele alarak, çözüm odaklı düşünmesinde ilk adım atılmış olur. Burada danışman danışanın problemin onu baskı altına almadığı ve sıkıntıya sokmadığı zamanları anımsamasına yardımcı olur.

4.Geçmiş Gelecek Arasında Bağ Kurma: Psikolojik danışman danışanın geçmişteki yaşantılarını yeni bir sonuca bağlaması için işe yarayan çözümleri içeren öykü ile geçmişteki diğer olaylar arasında ilişki kurmasına yardım eder. Danışanı daha güçlü yapacak öyküsünü ve alternatif öyküleri sıralaması için yeni bakış açısını destekleyecek geçmişe ait kanıtlar bulunur. Sürecin bu basamağında bir değişim gerçekleşir ve danışan öyküsünü yeniden yazmaya, şekillendiremeye başlar.

5.Tanık Davet Etme: Bu aşamada danışan tarafından oluşturulan yeni öyküyü danışanın kendisinin sahiplenmesi için destek grubu oluşturulur. Danışan tarafından oluşturulan bu destek grubunda aile bireyleri, arkadaşlar ya da çeşitli gruplar yer alabilir. Bu kişiler danışanın öyküsündeki yeni gerçekliği oluşturmasında yardımcı olurlar.

6.Sonlandırma: Psikolojik danışman bu basamakta danışanın yeni oluşturduğu öyküsünü destekler, danışandaki değişimleri takdir edici sertifika, mektup ya da ödüller kullanır.

ÖYKÜSEL TERAPİDE KULLANILAN TEKNİK ve YÖNTEMLER

Soru Sorma: Öyküsel Terapi’de en önemli tekniktir. Bu terapide psikolojik danışmanlar danışanlara sorulan soruların onlara bir tecrübe kazandırdığına inanırlar, yani sorulan sorular yeni bakış açılarının kazanılmasında etkin bir rol oynar. Danışman bu noktada bilgi edinmek amaçlı değil deneyimleri harekete geçirecek sorular yöneltir ve sorular genel olarak açık bir şekilde ifade edilir.

Sorunu Dışsallaştırma: Geleneksel psikolojik danışma yaklaşımlarından bazılarında problemin birey tarafından kabul edilmesi esas alınırken; Öyküsel Terapi’de problem bireyin hayatına giren “davetsiz misafir “olarak nitelendirilir. Öyküsel Terapi ’nin temel hedeflerinden birisi de danışanın öyküsünü bir yaşam şekli olarak kabullenmeyip, yaşamını ve öyküsünü birbirinden tamamen bağımsız olarak görmesine olanak sağlamaktır. Bu temel amaç sorunun dışsallaştırılması olarak isimlendirilir.

Dışsallaştırma sürecinde “Sorun ilk ne zaman ortaya çıktı? Problemin yaşanmasında kim sorumlu? Bu problemi ne besliyor? Problemini ne bitirir? Bu problem sende ne gibi etkiler meydana getiriyor? Şeklindeki sorularla danışanın problemini içselleştirmesi yerine problemi kendinden uzaklaştırması sağlanır. Böylece danışana problemlerine ilişkin inançlarını değiştirmesi için fırsat sunulur.

Özgün Sonuçlar Elde Etme Çabası: Öyküsel Terapinin amaçlarından biri de danışanların karşı çıktıkları ve sorun içeren öykülerini belirlemelerine yardımcı olabilmektir. Danışman ise bunu danışanın hayatında baskın olan öykünün ne zaman ortaya çıktığını sorgulayarak ortaya çıkarır. Daha sonra da danışman bu problemin ortaya çıkmadığı ya da başa çıkıldığı durumları belirlemek için danışanı özgün sonuçları ifade etmesi adına cesaretlendirir. Özgün sonuçlar bireyin yaşamında alternatif alanlar yaratabilecek bir kapasiteye sahiptir ve bireyin gelecekteki yaşamına dair yeni öyküler oluşturabilmesine zemin hazırlar.

Yeniden Yazma Konuşmaları: Yeniden yazma konuşmaları, esasında danışanları yaşamlarında göz ardı ettikleri bazı olayları saklandıkları yerden çıkarmaya davet eder. Baskı altındayken gösterilen başarılar, danışanların baskın öykülerini keşfederken arka planda kalan bazı beceriler, olumlu bireysel özellikler yeniden yazma konuşmalarında ele alınan bazı konulardır. Yeniden yazma becerilerinde esas amaç, danışanın baskın öyküsünün anlatımı üzerinden fark edilip öngörülemeyen; fakat göz ardı edemeyecekleri anlatılmamış öykülerinin, alternatif öykü yazma süreçlerine destek olabilecek bir başlangıç noktası oluşturabilmektir.

Yeniden Hatırlatma: Öyküsel Terapide danışanların, kendileri için önemli olan ancak bağlantılarının kopuk olduğu kişilere dair anılarını kullanarak rahatlık ve destek sağlayabileceği metaforik ortamların oluşturulmasında yeniden hatırlatma tekniğinden yararlanılır. Yeniden hatırlatma sürecinde danışanın yaşam öykülerine anlam katan ancak uzun süredir görüşmediği kişiler, ölen ya da kaybedilen bireyler; hayatında önemli etkileri bulunan yabancı kişilere yönelik anıların danışma sürecine dâhil edilmesidir. Danışman aracılığı ile metaforik olarak bu bireylerin danışma sürecine dahil edilmesi, danışanın kendini güvende hissetmesinde büyük önem taşır.

Dışarıdan Tanık Uygulaması: Bu uygulama psikolojik danışma sürecine katılmak için özel bir kişinin davet edilmesini içerir. Danışanın onaylanma gereksiniminin karşılanması şeklinde ifade edilir. Aynı zamanda danışanın tercih edilen öyküsünü zenginleştirip çeşitlendirmek için kullanılır. Bu teknikte danışma sürecine danışanla beraber aile bireylerinden birisi veya danışanın bir arkadaşı da dâhil olur. Süreç danışanın seçtiği öyküsünü anlatması ile başlar ve tanık da onu dikkatli bir şekilde dinler. Daha sonra tanıktan anlatılan öyküde nelerin göze çarptığını kendi açısından değerlendirmesi istenir. Danışanın anlattığı öyküde dikkat çeken kısımların onlar için neler ifade ettiği sorulur. Daha sonra ise psikolojik danışman danışana “ tanığın anlattıklarında dikkatini çeken gözüne çarpan şeyler neler?” gibi sorular yönelterek sürece devam eder.

Yansıtma ve Empati: Danışanların öykülerini keşfetme sürecine dahil olmalarını sağlamak için yansıtmalar ve empati sık sık kullanılan tekniklerdir. Empati problemin altında yatan durumları bulmaya yarayan bir araç değil de danışanın söylediklerinin doğru bir şekilde anlaşıldığını gösteren bir tekniktir. Yansıtma ve empati danışanlar ile iletişim kurmayı sağlayan, danışanı öyküsü ile konuşması için cesaretlendiren, danışanın güven duygusunu geliştiren, öyküdeki yeni ayrıntıları keşfetmeyi destekleyen ve danışanın yeni öyküler oluşturmasını besleyen önemli bir tekniktir.

Alternatif Öyküler Yazma: Yeni öykülerin oluşturulması eskilerinin bozulması ile gerçekleşir ve danışan “ kendine özgü çıktılar/ çarpıcı sonuçlar” sayesinde alternatif öyküler yazmaya yönlendirilir. Danışan kendi yaşantılarının farkındalığı ile yaşadıklarını yeniden yorumlar ve yeni bir öykü geliştirir. Yeniden yazılacak olan öyküler geçmiş, gelecek ve şimdi yaşananlar üzerine kurulur. Geliştirilen yeni öykü danışanın tanıdığı bireylerle paylaşılır. Bu sayede yeniden tasarlanan öykülerin diğer kişilerin onayına sunulması ile bu öykülerin geleceğe taşınmasında oldukça önemli bir rol oynar.

Yansıtıcı Takım Çalışmaları: Öyküsel Terapi’de oturumların nasıl ilerlediğine dair dışarıdan farklı bir bakış açısı sağlamak amacı ile yardımcı terapistler ile de çalışılır. White (1995) yansıtıcı takım çalışmaları olarak isimlendirdiği bu uygulamayı 4 bölümde ele almıştır:

            Birinci Bölüm: Yansıtıcı takım kapalı devre televizyon üzerinden, tek yönlü bir ayna arkasından veya danışan ve danışmanın bulunduğu odada oturarak gözlem yapar.

            İkinci Bölüm: Yansıtıcı takım üyeleri danışana kendilerini tanıtırlar ve danışanın yanında yer alarak danışanın öykülerine odaklanılan tartışmaya katılırlar. Daha sonra gözlemlediklerine dayanarak olası alternatif öyküleri tartışırlar.

            Üçüncü Bölüm: Takım üyeleri bu sefer danışmanın yanında yer alırlar. Psikolojik danışman ve danışan yansıtıcı takımın anlamlı gördükleri tepkileri ortaklaşa tartışırlar. Bu süreç yeni olası eylemlerin danışanın yaşamına getirecekleri üzerine kurulur.

            Dördüncü Bölüm: Tüm üyelerin katılımı ile tartışılan konular hakkındaki görüşler sorularak oturum sonlandırılır.

Terapötik Dokümanların Kullanılması: Öyküsel Terapi uygulayıcıları yeni öykülerin yalnızca onları takdir edecek ve desteleyecek bir grup bulunduğunda yerleşik bir hal aldığı inancındadırlar. Bu yüzden öyküsel terapide danışanda meydana gelen değişimi ve gelişimi tanımlama ve değerlendirme gayesiyle yazılı dokümanlar sıkça kullanılır. Örneğin; danışanlar baskın öykülerin olduğu yaşamları ile şu anki yaşamının nasıl olduğunu mukayese etmeye yönelik günlük tutarlar veya hayatlarındaki değişiklikleri içeren biyografiler yazarlar. Psikolojik danışmanlar da danışana gönderilmek için terapötik mektuplar yazmaya, danışandaki değişikliği takdir etmek adına simgesel ödüller vermeye ya da danışanın geliştirdiği yeni bakış açısını tebrik etmek amacıyla sertifikalar vermeye oldukça önem verirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir