Çar. Şub 24th, 2021

Rehberlik Online

Gelecek Yolunda Rehberlik

Psikolojide Ego Savunma Mekanizmaları ve İşlevleri

Gelecek Yolunda Rehberlik

Ego savunma mekanizmaları, Freudyan psikanaliz teorisinden doğmuştur. Engellenmeler ve çatışmalar sonucu bireyde oluşan kaygıları, gerilim ve huzursuzlukları belli bir dereceye kadar hafifletmek ve sosyal olarak kabul edilebilir benlik imajını korumak ve sürdürmek için bilinçdışı geliştirilen psikolojik stratejilerdir. Ego savunma mekanizmalarının amacı, benliği endişe, kaygı, sosyal yaptırımlardan korumak gibi benliğin baş edemeyeceği durumlarda benliğe sığınak oluşturmaktır. Her birey yaşamında farklı türlerde savunmalar kullanmaktadır. Fakat ego savunma mekanizmalarının kullanımının yoğunluğu/ dozu artması bireyin fiziksel veya ruh sağlığını olumsuz etkileyerek patolojik hale gelmektedir. Savunma mekanizmalarının kullanımı şiddetlendikçe bilindiği gibi DSM’ deki tanılar gündeme gelmektedir.

Ego savunma mekanizmaları psikanalize göre, içsel çatışmalardan kaynaklanan kaygıdan korunmak için egonun oluşturduğu yapılardır. Buna ek olarak, klinik psikolojide savunma mekanizmaları, günlük sorunlarla başa çıkmak için kullanılan normal ve doğal araçlar olarak yorumlanmaktadır. Ego savunma mekanizmaları bireyin içsel süreçlerinden (id ve/ veya süper ego) gelen ciddi bir tehlikeye, dürtüye veya içsel dengeyi sarsabilecek uyarana karşı savunma yollarını ifade etmektedir. Bu açıdan bakıldığında aslında temelde benliğimizi koruyucu özelliktedir.

Yaygın olarak kullanılan temel ego savunma mekanizmaları şu şekildedir:

Bastırma

Bastırma, diğer birçok ego savunma mekanizmalarının ve nevrotik bozuklukların temelini oluşturmaktadır. Tehdit edici duygu ve düşüncelerin bilinç dışına itilmesi için yaygın olarak kullanılan bir savunma aracıdır. Yaşamın ilk beş yılında acı veren yaşantıların birçoğunun, bilinçaltına gömüldüğü ve daha sonraki yıllarda bu üzeri örtülen acı verici olayların bireylerin davranışlarını etkilediğine inanılmaktadır.

Yadsıma

    Yadsıma bir diğer adıyla inkar, bastırmaya benzese de genellikle bilinç öncesi ve bilinç düzeyinde işlevinin olması bakımından bastırmadan ayrılmaktadır. Yadsımada, var olan tehdit edici gerçek kabul edilmemektedir. Gerçek çarpıtılmaktadır. Travmatik bir durum karşısında birey ne düşündüğünü ne duyumsadığını veya ne algıladığını çarpıtarak kendisini koruyabilmektedir. Birey gerçeğin tehdit edici yönlerine göz yummakta ve görmezden gelmektedir.

Karşıt tepki geliştirme

    Bireyler rahatsız edici isteklere tavır ve davranışlar geliştirerek, olumsuz yaşantılar ve kaygı maskelenir. Bu maskeleme davranışı tehdit edici bir tepkiye karşı bireyin açıkça zıt bir tepki geliştirmesiyle kendini gösterir.

Yansıtma

    Kendini aldatma şeklinde gösteren yansıtma, bireyin kabul edilemeyecek istek, tepki ve ihtiyaçlarını diğer bireylere yönlendirmesi şeklinde kendini göstermektedir. “Bunlar benim tarafımda değiller, karşımdalar.” düşüncesinden hareketle bireyler başkalarının olayların asıl sorumlusu olduklarını bu şekilde ifade etmeye çalışmaktadırlar.

Yer değiştirme

    Kaygıyla başa çıkmada kullanılan bir yol da tehdit edici nesnenin “daha güvenli bir hedefle” yer değiştirerek gelecek tehditlerin azaltılmasıdır. Asıl üzerine gidilmesi gereken nesne ya da birey ulaşılamaz olduğunda enerji veya öfke başka bir nesneye ya da bireye yönlendirilmektedir.

Mantığa bürünme

    Başarısızlıklar ve yetersizlikleri gizlemek ve düş kırıklıklarıyla bağlantılı olumsuz duyguları hafifletmek amacıyla birçok mantıklı sebepler ya da bahaneler üreterek bireyin kendisini kandırma davranışı göstermesi şeklinde ifade edilmektedir.

Yüceltme

    Cinsellik veya saldırganlık temelli dürtülerin sosyal yönden kabul edilebilir ve hatta hayranlık uyandıran başka uğraşlara ve davranış kalıplarına dönüştürülmesidir.

Gerileme

    Bir güçlükle karşılaşıldığında bireylerin gelişimin daha önceki ve güvende olabilecekleri basamaklarda ortaya koydukları davranışları sergilemesidir. Ciddi stres veya aşırı güçlükle baş etmede çocukça ve uygun olmayan davranışlar ortaya koyarak kaygı durumu azaltılmaya çalışılmaktadır.

İçe yansıtma

    Bireyin çevresindekilerin sahip olduğu olumlu ya da olumsuz değer ve standartları adeta yutarak olduğu gibi alması ve bunlara inanmasını ifade etmektedir. Aynı zamanda içe yansıtma yapma davranışı ebeveynlik değerleri veya tavırları ve terapistin sahip olduğu değerler gibi olumlu şekilleri bulunduğunu da akılda tutmak gerekmektedir. Elbette bunu yaparken hiç eleştiride bulunmadan olduğu gibi kabul edilmemesi gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Özdeşim kurma

    Özdeşim bireyin kendilik değerini üst düzeyde tutarak, bireyi kaybetme ve yetersizlik duygularından korumaktadır. Bu nedenle bazı yetersizlik ve aşağılık duygularına sahip olan bireyler bazı başarılı kişi, kurum veya gruplarla özdeşim kurarak yani kendini eş tutarak kendini değerli ve yeterli algılama davranışları gösterebilmektedirler.

Ödünleme

    Yerini doldurmak anlamına gelen ödünleme, bilinen zayıflıkları maskelemek ve sınırları zorlamak için bazı olumlu özellikler geliştirmektir. Bireyin “beni ikinci derecede gösteren yönlerimi değil; beni başarılarımla kabul edin.” şeklinde kendini ifade etmesine olanak sağlamaktadır.

Ego Savunma Mekanizmalarının Görevleri

Ego savunma mekanizmaları id-ego-süperego istekleri arasındaki mücadeleden doğan çatışma çözme stratejileridir.

Ego savunma mekanizmalarının görevleri şu şekilde özetlenebilir:

  • Belli türlerdeki çatışma kaynağını çözme,
  • İçsel gerilim için kısmi sığınak sağlamak,
  • Tehdit edici bilinçdışı dürtü ve isteklerden korunma,
  • Kabul edilmeyen zorlayıcı id dürtülerini kontrol etmek,
  • Sürekli gerilimin acısından kaçınmak,
  • Duyguları kabul edilebilir düzeyde tutmak,
  • Dürtülerle kesilen dengeyi yeniden sağlama,
  • Kişinin hayatında kaçamayacağı önemli çözülmemiş yaşantısal çatışmalarıyla baş etme yolu.

Ego Savunma Mekanizmalarının Günlük Yaşamda Bireye Sağladığı Faydalar

  • Problem çözerken problemin küçük parçalara ayırıp çözülmesi (ayrıştırma/yalıtma)
  • Soru çözmeye en kolay sorudan başlanması (yer değiştirme)
  • Başkalarından bildiklerimizi bilmelerini veya yaptıklarımızı yapmalarının beklenmesi (yansıtma)
  • Trafik gürültüsü gibi duymak istenilmeyen rahatsız ediği uyarıcıların göz ardı edilmesi (bastırma)
  • Dergi veya gazete gibi sürekli tekrarlayan yanlış anlaşılmalardan sinirlenilmesi sonucu kitap yazmaya karar verilmesi (yer değiştirme)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir