Cts. Ağu 8th, 2020

Rehberlik Online

Gelecek Yolunda Rehberlik

Gelecek Yolunda Rehberlik

Ruh hastaları ve hastalıklarına ilişkin tutum ve davranışların tarihçesi insanlık tarihi kadar eskidir. Tarihsel süreç içerisinde çağdan çağa ve kültürden kültüre ruhsal bozukluğu olan bireylere farklı tutum ve davranışlar sergilenmiştir. Bazı toplumlar ruh hastalarına özel bir önem verip onlara toplum içerisine kabul ederken baz ı toplumlar ise insanlık dışı yaklaşımlar sergileyip toplum dışına itmişlerdir.

Ruhsal bozukluğu olan birisine karşı yapılan az miktardaki bir ayırım onun temel insan haklarını ihlal etmektedir.





Ruhsal bozukluklara yönelik yaygın yanlış inanışlar şu şekilde maddelenebilir:

  • Ruhsal bozukluklar; kalp hastalığı ve kanser gibi gerçek bir hastalık değildir,
  • Psikiyatrik bakıma ihtiyaç duyan kişiler kurumlarda uzakta kilitlenmelidir,
  • Ruhsal bozukluğu olan bir kişi asla normal olmaz,
  • Ruhsal bozukluğu olanlar tehlikelidir,
  • Ruhsal bozukluğu olan birey ve gençler acı çekmezler,
  • iyileşen ruhsal bozukluğu olanlar gerçekten önemli veya sorumlu pozisyonlara uygun olamaması nedeniyle düşük iş seviyelerinde çalışabilir,
  • Ruhsal bozukluğa olan kişiler kendi suçları nedeniyle hastalanırlar,
  • Psikolog veya psikiyatriste giden bireyler ruhsal olarak zayıftır,
  • Bir kişiye psikiyatrik desteğe ihtiyacı olduğunu dile getirmek, o kişiyi aşağılamaktır.
  • İnsanlar kendi iradeleri ile psikiyatrik hastalıkların üstesinden gelebilirler,
  • Bir insana, başka bir insan yardımcı olamaz, yaşadığı sorunları anlayamaz,
  • Psikiyatrik görüşmeler ve tedavi süreci kişilerin iradesi dışında bazı davranışlarda bulunmasına neden olur, terapilerde kişinin beyni yıkanır, aklına başkalarının fikirleri empoze edilir.
  • Psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yapar,
  • Psikiyatrik ilcalar insanları uyuşturur, uyuşturucudurlar.

Beden sağlığının anlamı ruh sağlığından geçer. O yüzden ruh sağlığında korku ve önyargılar demek olan stigma hem bireysel hem de toplumsal düzeyde üzerinde çok çalışılması gereken bir insanlık durumudur.

Damgalama sadece eğitimsiz kesim tarafından değil, eğitim seviyesi yüksek kesimlerde de sık görülmektedir. Başarılı, mutlu, güçlü, mükemmel görülme çabasında olan insanlar bazen farkında olmadan bu önyargıları beslemekte, çevrelerindeki bireylerin ve kendilerinin tıbbi yardım almalarını bilinçsizce engellemektedir. Sağlık çalışanlarında bile stigma söz konusudur.

Ülkemizde psikiyatri ve psikiyatrik hastalıklara karşı olan kadar, psikiyatride kullanılan ilaçlara karşı da şiddetli bir önyargı bulunmaktadır. Bu önyargı nedeniyle kolaylıkla tedavi edilebilecek birçok psikiyatrik hastalığın tedavisinde zorluklar yaşanmaktadır; ya etkin dozda ilaç kullanılmadığından tedaviye yanıt tam olmamakta ya da yeteri sürede ilaç kullanılmaması nedeniyle sık tekrarlar yaşanmaktadır.

Psikotroplarla ilgili toplumda yaygın yanlış inanışlar olmasına rağmen psikiyatrik tedavi almış bireylerde ve ailesinde bu inanışlar daha azdır. Gazetelerin psikotrop ilaçlarla ilgili yazıları kardiyoloji ilaçlarıyla ilgili yazılara kıyasla daha eleştireldir. Psikiyatri ve endüstri arasındaki ilişki tekrar tekrar eleştirilmiştir. Psikiyatri hastalarına, yakınlarına ve psikiyatristlere yönelik önyargıların önüne geçilmesi, daha fazla insanın tedavi görmesine olanak sağlarken, hastalığın ilerlemesine bağlı kayıpların önüne geçmektedir.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir